1. Haberler
  2. Gündem
  3. Ahmet Aras Herkese Duymak İstediğini mi Söylüyor?

Ahmet Aras Herkese Duymak İstediğini mi Söylüyor?

Ahmet Aras Herkese Duymak İstediğini mi Söylüyor? Ahmet Aras’ın AK Parti iddialarına yanıtı, CHP yönetimiyle gerilimi ve Yeni Parti’ye yaklaşımı. Geçmiş sözleriyle bugünkü tutumu ne kadar tutarlı? ABONE OL 🔴...

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Ahmet Aras Herkese Duymak İstediğini mi Söylüyor?

Ahmet Aras’ın AK Parti iddialarına yanıtı, CHP yönetimiyle gerilimi ve Yeni Parti’ye yaklaşımı. Geçmiş sözleriyle bugünkü tutumu ne kadar tutarlı?

Ahmet Aras Herkese Duymak İstediğini mi Söylüyor?

Yayınlama:
14.10.2026

2

A+
A–

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın AK Parti’ye geçeceği iddiaları yeniden gündemde. TGRT Haber Ankara Temsilcisi Fatih Atik’in kulis iddiasına karşı CHP’de kalacağını söyleyen Aras’ın geçmiş açıklamaları ise dikkat çekiyor. 2025’te “Partiden ayrılan makamdan da ayrılmalı” diyen Aras, bugün eşi Gonca Köksal Aras’ın geçtiği Yeni Parti’yi aynı ideolojik çizginin devamı olarak değerlendiriyor. CHP yönetimini “atanmış yönetim” diye eleştiriyor, Yeni Parti yöneticisi Nail Kızıl’ı savunuyor, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür ediyor. Peki, bütün bu açıklamalar tutarlı bir siyasi çizginin mi, yoksa farklı çevrelere farklı mesajlar verme arayışının mı sonucu?

Fatih Atik’in İddiası Tartışmayı Yeniden Başlattı

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın siyasi geleceği, 12 Ekim 2026’da TGRT Haber Ankara Temsilcisi Fatih Atik’in televizyon yayınında dile getirdiği iddiayla yeniden tartışılmaya başlandı.

Atik, Ankara’daki Cumhur İttifakı çevrelerinden edindiğini belirttiği bilgilere dayanarak Aras’ın AK Parti’ye geçebileceğini ileri sürdü. Hatta Aras’ı yakın zamanda AK Parti saflarında görmesi hâlinde şaşırmayacağını söyledi.

Program sunucusu Gürkan Hacır’ın kendisine yönelttiği soruya Aras’ın parti değiştirmeyi doğru bulmadığı yönünde yanıt verdiği aktarıldı.

Aras, 13 Ekim’de Sokak TV’ye yaptığı açıklamada da iddiaları reddetti.

Ancak bu açıklama, parti değiştirme konusundaki eski sözlerini ve Muğla’da yaşanan siyasi gelişmeleri yeniden değerlendirmeyi gerektiriyor.

Çünkü Ahmet Aras’ın bugünkü sözlerini anlamak için yalnızca AK Parti iddiasına verdiği yanıta değil, son 14 ayda ortaya koyduğu siyasi tutumlara da bakmak gerekiyor.

2025’te “Makam Başka Partiye Götürülemez” Demişti

16 Ağustos 2025’te Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun CHP’den AK Parti’ye geçmesinin ardından Ahmet Aras, parti değişikliğine ilişkin oldukça kesin bir ilke ortaya koymuştu.

Aras, CHP sayesinde kazandığı belediye başkanlığı makamını başka bir partiye taşımasının düşünülemeyeceğini belirterek, siyasette fikir ayrılıklarının ve kopuşların yaşanabileceğini ancak partisinden ayrılan kişinin seçildiği görevden de ayrılması gerektiğini savunmuştu.

Bu açıklama yalnızca AK Parti’ye geçişi reddetmekten ibaret değildi.

Aras, seçmenin belirli bir partinin adayına oy verdiğini hatırlatıyor ve kazanılan makamın başka bir siyasi partiye taşınmasını doğru bulmadığını söylüyordu.

O tarihteki açıklamasında aynı ideolojik çizgide bulunan partiler arasında geçiş yapılmasını ayrı tutan bir değerlendirme bulunmuyordu.

Dolayısıyla Aras’ın 2025 yılında açıkladığı siyasi etik ölçütü, yalnızca karşıt ideolojiye geçmek değil, seçildiği partiden ayrılmaktı.

1 Temmuz’da CHP Yönetimine Meydan Okudu

Ahmet Aras’ın CHP ile ilişkilerinde dikkat çeken bir başka gelişme, 1 Temmuz 2026 tarihinde yaşandı.

CHP Muğla İl Başkanı Nail Kızıl’ın görevden alınarak ihraç istemiyle disipline sevk edilmesinin ardından Aras, kendi sosyal medya hesabından sert bir açıklama yayımladı.

Aras, Kızıl’ın CHP üyelerinin ve delegelerinin oylarıyla seçildiğini hatırlatarak görevden alma kararını veren parti yönetimini “atanmış yönetim” olarak nitelendirdi.

Açıklamasında doğrudan kararı alanlara seslenen Aras, şu ifadeleri kullandı:

“Bilginiz olsun; aldığınız bu kararların ne CHP üyeleri ne de seçmeni nezdinde bir önemi yoktur.”

Bu sözler sıradan bir parti içi görüş ayrılığının ötesinde siyasi bir itiraz niteliği taşıyordu.

Aras, yalnızca Nail Kızıl’ın görevden alınmasına karşı çıkmıyor, kararı veren CHP yönetiminin örgüt ve seçmen nezdindeki meşruiyetini de sorguluyordu.

Üstelik bu sözleri kapalı bir parti toplantısında değil, herkesin erişebileceği kendi sosyal medya hesabında yayımlıyordu.

Bugün CHP çatısı altında hizmet etmeye devam ettiğini özellikle belirten Aras’ın, birkaç ay önce aynı partinin yönetimine yönelik bu sert açıklaması önemini koruyor.

CHP Tüzüğüne Göre Disiplin İşlemi Gerektirir mi?

Aras’ın 1 Temmuz tarihli paylaşımı, CHP’nin parti içi disiplin hükümleri açısından da tartışmaya açık.

CHP Tüzüğü’nün 63. maddesine göre partili büyükşehir belediye başkanlarının parti suçu oluşturduğu değerlendirilen eylemleri, Parti Meclisinin istemi üzerine Yüksek Disiplin Kurulu tarafından karara bağlanıyor.

Disiplin Yönetmeliği ise parti yararını zedeleyen ve parti yöneticilerine yönelik bazı nitelikteki davranışların disiplin incelemesine konu olabilmesine imkân tanıyor.

Bununla birlikte parti yönetimine yönelik her sert eleştirinin kendiliğinden disiplin suçu sayılması mümkün değil. Bir eylemin ilgili hükümlere girip girmediğini yetkili kurulun incelemesi gerekiyor.

Ancak Nail Kızıl hakkında disiplin işlemi uygulanırken, Ahmet Aras’ın kamuoyuna açık biçimde parti yönetimini hedef alan sözlerinin değerlendirmeye alınıp alınmadığı bilinmiyor.

CHP yönetimi, Ahmet Aras’ın açıklamasını parti içi eleştiri olarak mı gördü, yoksa disiplin hükümleri kapsamında herhangi bir inceleme yaptı mı?

Bu soru, CHP’nin kendi kurallarını bütün üyelerine aynı ölçüde uygulayıp uygulamadığı açısından yanıt bekliyor.

Eşi Gonca Köksal Aras CHP’den Ayrıldı, Makamında Kaldı

21 Ağustos 2026’da Muğla siyasetindeki dengeleri etkileyen önemli bir gelişme yaşandı.

Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, beraberindeki 22 belediye meclis üyesiyle birlikte CHP’den ayrılarak Yeni Parti’ye katıldı.

Gonca Köksal Aras, CHP’nin adayı olarak kazandığı Menteşe Belediye Başkanlığı görevini sürdürürken Ahmet Aras, CHP üyeliğini devam ettirdi.

İşte burada 16 Ağustos 2025 tarihinde dile getirilen siyasi etik ilkesi yeniden önem kazanıyor.

Ahmet Aras, o gün partisinden ayrılan belediye başkanının makamından da ayrılması gerektiğini savunmuştu.

Bir yıl sonra ise aynı durum kendi eşinin siyasi tercihiyle ortaya çıktı.

Elbette Gonca Köksal Aras’ın siyasi kararı kendisine ait. Ahmet Aras’ın eşinin kararından hukuken ya da siyasi olarak otomatik biçimde sorumlu tutulması doğru olmaz.

Ancak Aras’ın kamuoyu önünde savunduğu siyasi etik ilkesinin kendi eşinin parti değişikliği bakımından da geçerli olup olmadığı sorulabilir.

Çünkü mesele aile ilişkisi değil, açıklanan ilkenin bütün belediye başkanlarına aynı biçimde uygulanıp uygulanmadığıdır.

CHP oylarıyla kazanılan makam başka bir partiye götürülemezse, bu ilke Yeni Parti’ye geçen Gonca Köksal Aras için de geçerli değil mi?

Aras’ın bugünkü açıklamalarında yanıtı en çok merak edilen sorulardan biri budur.

Nail Kızıl Artık Yeni Parti’de, Aras’ın Desteği Sürüyor

CHP yönetiminin görevden aldığı ve disipline sevk ettiği Nail Kızıl, bugün Yeni Parti Muğla İl Başkanı olarak siyaset yapıyor.

Ancak Ahmet Aras’ın Kızıl’a yönelik desteği sona ermiş değil.

10 Ekim’de CHP Muğla İl Başkan Yardımcısı Uğur Ürper’in Nail Kızıl’a yönelik “Zübük” ifadesi içeren paylaşımına tepki gösteren Aras, eski CHP yöneticisinin yıllarca parti için çalıştığını ve bedel ödediğini hatırlattı.

Kızıl’a yönelik ifadeleri siyasi nezaket ve ahlak açısından kabul edilemez bulduğunu belirtti.

Bir siyasetçinin başka partideki bir kişiye yöneltilen hakarete karşı çıkması elbette olağan karşılanabilir.

Ancak Muğla’daki siyasi tablo açısından Aras’ın tutumu yalnızca siyasi nezaketle sınırlı kalmıyor.

Bir yanda üyesi olduğu CHP’nin yönetimine karşı açık bir siyasi itiraz, diğer yanda CHP’den ayrılarak Yeni Parti’ye geçen eski il başkanına yönelik güçlü bir sahiplenme bulunuyor.

Bu tablo, Aras’ın CHP’deki konumuyla Yeni Parti yöneticileriyle kurduğu ilişkiler arasında nasıl bir siyasi denge gözettiği sorusunu gündeme getiriyor.

13 Ekim’de Parti Değiştirmeye Yeni Bir Ölçüt Getirdi

Ahmet Aras, 13 Ekim’de Sokak TV’ye yaptığı açıklamada CHP çatısı altında hizmet etmeyi sürdürdüğünü belirtti.

Başka bir siyasi partiye geçmeye ilişkin düşüncesi sorulduğunda şu ifadeyi kullandı:

“Herhangi başka bir partiye geçmek gibi yani şu anda özellikle bir düşüncem yok.”

Buradaki “şu anda” ifadesi, Aras’ın mevcut siyasi tercihini anlatıyor. Ancak aynı açıklamanın devamında yaptığı ideolojik ayrım daha önemli.

Aras, kendisine belirli bir partiden oy veren seçmenin iradesiyle göreve gelen siyasetçinin tamamen karşıt ideolojik çizgideki bir partiye geçmesini doğru bulmadığını söyledi.

Buna karşılık yeni kurulan bir partiye geçen arkadaşlarına saygı duyduğunu, söz konusu oluşumu aynı düşüncenin ve ideolojik yapının devamı olarak gördüğünü belirtti.

Bu ifadeler, Aras’ın parti değiştirme konusundaki değerlendirmesinde dikkat çekici bir farklılık ortaya koyuyor.

2025’te savunduğu ilke, seçildiği siyasi partiden ayrılan kişinin makamını da bırakması gerektiğiydi.

2026’da ise ideolojik olarak karşıt bir partiye geçişle aynı siyasi çizgideki başka bir partiye geçiş arasında ayrım yapıyor.

Peki, belediye başkanlığı makamının seçildiği partiye ait siyasi sorumlulukla bağlantılı olduğunu savunan Aras, bugün neden ideolojik yakınlığı ayrı bir ölçüt olarak öne çıkarıyor?

“Siyasetten Önce Onurumuz Var” Sözleri Kime Yönelik?

Aras’ın aynı açıklamada parti değiştiren siyasetçileri değerlendirirken siyasi onuru vurgulaması da dikkat çekti.

Seçildiği partiden tamamen karşıt ideolojik çizgiye geçilmesini doğru bulmadığını belirten Aras, insanın siyasetten önce onurunun bulunduğunu söyledi.

Bu değerlendirme, yalnızca parti değiştirme tartışması açısından değil, kullandığı ahlaki ölçüt nedeniyle de önem taşıyor.

Ancak Aras, hemen ardından Yeni Parti’ye geçenleri aynı ideolojik düşüncenin devamı olarak ayrı tuttu.

Böylece parti değiştirmenin siyasi onurla ilişkisini değerlendirirken karşıt ideolojiye geçişle benzer ideolojiye sahip bir partiye geçiş arasında fark bulunduğunu savundu.

Oysa 2025 yılındaki açıklamasında makamın başka partiye taşınmaması gerektiği ilkesini ideolojik ayrım yapmaksızın ifade etmişti.

Burada sorulması gereken, bir siyasetçinin siyasi onurunun yalnızca hangi partiye geçtiğiyle mi, yoksa seçmene verdiği söz ve aldığı oy karşısındaki tutumuyla mı ölçüleceğidir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Teşekkür Etmesini Savundu

Aras’ın açıklamalarındaki bir diğer başlık merkezi hükümetle ilişkiler oldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Muğla’nın su yatırımları nedeniyle teşekkür ettiğini hatırlatan Aras, bunun parti değiştireceği anlamına gelmediğini söyledi.

Su hatlarındaki kayıp ve kaçakların azaltılmasına yönelik yaklaşık 63 milyon avroluk, deniz suyunun arıtılması için de 50 milyon avroluk yatırım programından söz etti.

Fethiye Körfezi’ne yönelik çalışmalar dolayısıyla ilgili bakanlara da teşekkür ettiklerini belirtti.

Merkezi hükümet, valilik ve kamu kurumlarıyla Muğla’nın ihtiyaçları için uyumlu çalıştıklarını vurguladı.

Bir büyükşehir belediye başkanının merkezi hükümetle çalışması ve kentine yapılan yatırımlar için teşekkür etmesi olağan bir kamu yönetimi ilişkisidir. Bu durum tek başına parti değiştirme hazırlığı olarak yorumlanamaz.

Ancak Aras’ın siyasi konumunu değerlendirirken merkezi hükümetle kurduğu ilişkileri özellikle savunması da dikkat çekiyor.

Aras, CHP’ye bağlılığını anlatırken iktidarla iş birliğine; Yeni Parti’ye ilişkin açıklamalarında ise ideolojik yakınlığa vurgu yapıyor.

CHP’ye Başka, Yeni Parti’ye Başka, İktidara Başka Mesaj mı?

Ahmet Aras’ın son dönemdeki açıklamalarına bir bütün olarak bakıldığında ortaya çok yönlü bir siyasi tablo çıkıyor.

CHP seçmenine partisinde kaldığını söylüyor.

Kendi partisinin yönetimini sert biçimde eleştiriyor.

CHP’den ayrılarak Yeni Parti’ye geçen siyasetçilerin kararlarına saygı duyduğunu belirtiyor.

Eşi Gonca Köksal Aras’ın da içinde bulunduğu siyasi geçişleri ideolojik yakınlık temelinde değerlendiriyor.

Yeni Parti Muğla İl Başkanı Nail Kızıl’a yönelik eleştirilere karşı çıkıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür ediyor ve merkezi hükümetle uyumlu çalıştığını anlatıyor.

Bunların her biri kendi bağlamında gerekçelendirilebilir. Ancak birlikte değerlendirildiklerinde cevaplanması gereken bir siyasi soruyu ortaya çıkarıyor:

Ahmet Aras, bütün siyasi çevrelerle ilişki kurabilen tutarlı bir yönetim anlayışı mı sergiliyor, yoksa her çevreye duymak istediği mesajı mı veriyor?

Asıl Mesele Hangi Partiye Geçeceği Değil, Hangi İlkeye Bağlı Olduğu

Ahmet Aras’ın AK Parti’ye geçeceği yönündeki iddia bugün için doğrulanmış değil. Aras, böyle bir düşüncesi bulunmadığını söylüyor.

Ancak siyasi güvenilirliğin tek ölçütü bir siyasetçinin hangi partide kalacağı veya hangi partiye geçeceği değildir.

Aynı zamanda geçmişte ortaya koyduğu ilkeleri, benzer durumlarla karşılaştığında savunmayı sürdürüp sürdürmediğidir.

2025’te CHP oylarıyla kazanılan makamın başka bir partiye taşınamayacağını savunan Aras’ın, 2026’da aynı ideolojik çizgideki başka bir partiye geçişleri farklı değerlendirmesi açıklanmaya muhtaçtır.

Kendi partisinin yönetiminin kararlarını ağır biçimde eleştirirken CHP’de kalmaya devam etmesi de siyasi tutumuna ilişkin soruları artırıyor.

Aras’ın bu sorulara açıklık getirmesi yalnızca CHP üyeleri veya Yeni Parti seçmenleri açısından değil, Muğla’da yaşayan bütün yurttaşlar açısından önem taşıyor.

Çünkü büyükşehir belediye başkanlığı, farklı siyasi çevrelerle ilişkiler yürütmeyi gerektirse de seçmen karşısındaki siyasi sorumluluğu ortadan kaldırmıyor.

Sonuçta mesele Ahmet Aras’ın kimin duymak istediğini söylediği değil; farklı zamanlarda, farklı kişilere ve farklı siyasi çevrelere karşı aynı ilkeleri savunup savunmadığıdır.

Bodrum Haber

Ahmet Aras Herkese Duymak İstediğini mi Söylüyor?
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Bodrum Haber Al ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bodrum Haber Al ile Sohbet Et

Bodrum Haber Al ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir